0312 419 00 50
trenar
Sosyal Medya Hesaplarımız
Bölgesel Zayıflama ve Selülit Tedavisi
Bölgesel Zayıflama ve Selülit Tedavisi

Bölgesel Zayıflama ve Selülit Tedavisi Nedir?

Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi, oldukça geniş kapsamlı olarak ele alınması gereken bir konudur. Kişilerin daha çok estetik kaygılarla önemsediği, özellikle, yaza girerken gündeme aldıkları bir sorun olmakla birlikte aslında genel sağlık açısından da çok önemli bir konudur.

Kişilerin beslenme, hareket ve diğer günlük yaşam alışkanlıklarıyla birlikte genetik özelliklerine bağlı olarak genel anlamda kilolu olmamalarına rağmen, belirli vücut bölgelerinde yağ birikimleri fazla olabilmektedir. Bu fazla yağ birikimi olan bölgeleri inceltmek üzere uygulanan genel ve özel yöntemler bölgesel zayıflama işlemleri olarak adlandırılır.

Bölgesel yağ fazlalığı nedeniyle veya böyle bir fazlalık olmadığı halde, yani kişiler zayıf oldukları halde (genellikle genetik özellikleri nedeniyle) kan ve lenf dolaşımı bozulmuş ise özellikle kol, bacak, basen gibi bölgelerde selülit olarak adlandırılan bağ dokusu ile ilgili bozulmalar olabilir. Selülitli bu bölgelere yapılan işlemlere de selülit tedavisi yöntemleri adı verilmektedir.

Öncelikle, bölgesel yağlanmayı ve selüliti önlemek, oluşmuş olanların gerilemesini sağlamak için kişilerin günlük yaşamları içinde genel olarak uyması, dikkat etmesi gereken noktaları belirtmekte yarar vardır. Çünkü, ilerleyen kısımlarda bahsedeceğimiz uygulamalar ile tedavi edilen vücut bölgelerinin tekrar eski sağlıksız durumuna dönmemesi için yaşam tarzının, alışkanlıkların değişmesi önemli olacaktır.

Selülit Tedavisi
BENZER TEDAVİLER
Selülit Tedavisi
Selülit Tedavisi içerisinde selülit görüntüsünün azaltılması ve bölgesel yağların giderilmesi konusunda en gelişmiş teknoloji Velashape kullanılmaktadır.

Bölgesel Yağlanma ve Selülit İçin Uygulanabilecek Yöntemler

Bol su tüketimi; Vücuttaki su oranı yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişiklik göstermekle birlikte, genel olarak yetişkin bir insanın vücudunun yaklaşık % 50-65’i sudur. Su, insan hücrelerinin temelini oluşturur. Yağ dokusunda diğer dokulara göre su daha az bulunur. Bu nedenle kadın vücudunda erkek vücudunda bulunandan daha az su vardır.

Su vücut ısısının düzenlenmesinde, sindirimde, vücutta biriken atık ve toksinlerin böbreklerle atılmasında, besin maddelerinin ve oksijenin hücrelere taşınmasında, özellikle beyin ve diğer organların yalıtılıp, dengelenmesinde, cilt ve eklemlerin sağlığında önemli bir rol oynar. O nedenle bir çok hastalıkta hekimler hastalarına bol su içmesini önerirler. Bölgesel yağlanmanın ve selülitin önlenmesi ve tedavisinde de bol su tüketilmesi dokuların beslenmesi, oksijenlenmesi, parçalanmış yağ hücrelerinin ve atıkların vücuttan uzaklaştırılması açısından çok önemlidir.

Beslenmede yağlı besinlerden kaçınılması; Bir insanın günlük olarak 15-40 gram yağ tüketmesi yeterlidir. Fazla alınan yağ, damarlarda birikerek kalp damar sağlığını bozar ve yağ dokusu olarak vücudun değişik bölümlerinde depolanır. Bol yağ içeren besinler ve kızartmalar depolanma, selülite neden olma ve sağlığa zarar verme potansiyeli taşırlar

Tuzdan kaçınılması; Tuzlu yeme alışkanlığı, yüksek tansiyon, böbrek hasarı ve selülit oluşumuna neden olarak sağlığı olumsuz etkiler. Genel olarak besinlerin doğal halleri ihtiyacımız olan tuz miktarını fazlasıyla karşılar. Yiyeceklerimize tuz ilave edilmesi genellikle gerekmemektedir.

Sigara, alkol, kahve tüketiminden kaçınılması; Sigara, alkol ve kahve dolaşımı bozarak, suyun istenmeyen şekilde, ödem olarak tutulmasını sağlayarak, staz dediğimiz duruma yol açarak selülit oluşumuna neden olurlar.

Beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi; Yukarıda söz ettiğimiz, yağlı besinler, sigara, alkol, kahveden kaçınılıp, bol su tüketilmesi ile birlikte yeşil sebzelerin, lifli gıdaların günlük diyetimizde artırılması ile ve yağa dönüşümü hızlı olan karbonhidratların azaltılması ile sindirim sisteminin düzenlenmesi ve yağ depolanmasının önüne geçilmesi mümkün olacaktır. Yemek porsiyonlarının küçültülmesi de yararlı olacak, hem genel olarak kilo kontrolu sağlayacak, hem de bölgesel yağ fazlalığı oluşumu engellenecektir.

Egzersiz yapılması; Egzersiz, kan dolaşımının hızlanmasını sağlar, kalori harcanmasını artırır, böylece kilo alımının önüne geçer, bölgesel yağ depolanmasını ve selülit oluşumunu engeller.

Dar giysilerden kaçınılması; Dar giysiler kan ve lenf dolaşımının yavaşlamasına, böylece selülit oluşumuna neden olabilir. Vücudun sağlıklı ve konforlu olması için dar giysilerden ve topuklu ayakkabılardan kaçınılmalıdır.

Selülitli bölgelere masaj yapılması; Masaj kan dolaşımı ve lenfatik drenajı sağlayarak selülitin tedavisine yardımcı olur.

Sıcak ve soğuk su uygulaması yapılması; Selülitli bölgeye ardı ardına, duş şeklinde sıcak ve soğuk su uygulanması o bölgedeki kan damarlarının hızlı şekilde daralıp genişlemesi ile kan dolaşımını canlandırır ve selülitin oluşumunu engeller.

Kese uygulanması; Selülitli bölgeye duş/banyo esnasında kese uygulanması kan dolaşımını artırarak selülitle mücadeleye yardımcı olur.

Yukarıda bahsedilen günlük yaşam alışkanlıkları bölgesel yağ fazlalığı ve selülit oluşumunu engellenmesi ve oluşmuş sorunların tedavisine yardım etmesi açısından önemlidir.

Cerrahi Dışı Yöntemler ile Bölgesel Zayıflama ve Selülit Tedavi

Bölgesel zayıflama ve selülit tedavilerine başlamadan önce vücut analizi (Tanita) yapılması gerekir. Bu şekilde; vücut yağ yüzdesi ve ağırlığı, yağsız doku oranı ve ağırlığı, toplam vücut su miktarı, beden kitle indexi, tahmini bazal metabolik oran ve ortalama enerji gereksinimi gibi önemli bilgilere erişilir. Böylece diyet, uygulanacak yöntem seçimi rasyonel bir şekilde ortaya konur.

Uygulamalardan önce vücut analizi yanısıra bel-kalça oranı, üst kol çevresi, karın çevresi, basen çevresi, uyluk çevresi ölçümleri yapılır. Uygulamaların arasında 15 günde bir ölçümler tekrarlanır.

Cool Shape Soğuk Lipoliz

Cool Shape Soğuk lipoliz (cryolipolysis)Soğuk etkisine çok duyarlı olan yağ hücrelerini dondurarak parçalama ve vücuttan uzaklaştırma esasına dayalı bir yöntemdir. Bu yağ hücrelerinin etrafında bulunan diğer doku hücreleri (kan damarları, sinirler vb) soğuğa daha az duyarlıdır ve cihazın vakum özelliği sayesinde sistemin işleyişi doğrudan yağ hücrelerini etkilemeye odaklanır. Yağ hücreleri kontrollü bir şekilde -8 dereceye kadar dondurularak kristalize edilir ve parçalanır. Parçalanarak ölen hücreler kan ve lenf dolaşımı ile vücuttan atılır.

Tek seanslık bir uygulamadır, ileri derecede yağ dokusu birikimi olan kişilerde 2 ay aralıklarla 3 seans uygulama yapılabilir. Obez olarak tanımlanan genel olarak yağ dokusu fazlalığı olanlara önerilmez. Ancak, bölgesel yağ dokusu fazlalığı olan herkese cinsiyete bakılmaksızın uygulanabilir.

İşlem uygulanacak bölgeye ve yağ dokusu miktarına göre 30-60 dakika bir süre alır. Soğuk lipoliz, can acıtmayan, kullanılan jelin yarattığı hafif serinlik etkisi dışında konforlu geçen ve hemen günlük yaşama dönülebilen bir uygulamadır.

Uygulamanın etkisi 3 hafta sonra görülmeye başlar ve 4 ay sonra vücut ulaşacağı şekli alır. Uygulanan bölge ve yağ dokusunun özelliklerine göre 2-15 cm arasında bir incelme sağlanır. Kişi yaşam ve beslenme alışkanlıklarını koruduğu sürece oluşmuş form devam eder.

Kliniğimizde başarı ile uygulanmaktadır.

Kavtasyon

Kavitasyon ultrason benzeri ses dalgalarının yağ hücrelerini ısı ve ani basınç değişiklikleri ile etkileyerek sıvılaştırması, hücre zarını tahrip etmesi ve lenfatik sistem yardımıyla vücuttan uzaklaştırılması esasına dayalı bir bölgesel zayıflatma yöntemidir.

Uygulanan dokularda ani basınçın etkisi ile fibroblastik aktivite artışı, kollagen, elastin sentezi artışı da gerçekleşir. Sıkılaşma ve selülit tedavisine de katkı sağlar. Farklı bölgesel zayıflama uygulamaları ile kombine edilerek de uygulanır.

Kliniğimizde kişiye özel tedavi protokolleri içinde değerli bir yeri vardır.

Radyofrekans

Radyofrekans dalgaları ile yağ hücrelerinin ısıtılarak (40-43°C) eritilmesi ve kan/lenf dolaşımı ile vücuttan atılması esasına dayanan bir bölgesel zayıflama yöntemidir.

Isı etkisi ile kollagen dokunun uyarılması sağlandığı için selülit ve kırışıklık tedavisinde de çok etkilidir. Fibroblastik aktivite artışı sıkılaşma, cildin esneklik kazanmasını sağlar. Kliniğimizde hem bölgesel zayıflama ve selülit tedavilerinde hem de özellikle antiaging başta olmak üzere cilt tedavilerinde yüz güldürücü şekilde kullanılmaktadır.

MR (Manyetik Rezonans)

MR (manyetik rezonans) endomasaj olarak adlandırabileceğimiz, mekanik olarak gerçekleştirilen, acısız, dokularda derin uyarılma sağlayan bir sistem ile değişken rezonanslı manyetik akımların fibroblastik aktiviteyi uyararak bağ dokusunu güçlendirmesi, canlandırması, yenilemesi esasına dayalı bir bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi yöntemidir.

Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi dışında, ciltte antiaging amaçlı, liposuction öncesi ve sonrasında, kas ve eklem ağrılarında, romatizma ve artritlerde, huzursuz bacak sendromunda, ameliyat ya da travma sonrası ödemlerde, kadınlarda doğum sonrası problemlerde, kaza ve yaralanmalar sonrası rehabilatasyonlarda, ameliyat sonrası rehabilitasyonlarda, uzun süren inflamatuar hastalıkların tedavisinde, duygusal ve fiziksel streste, uykusuzlukta, uyku kalitesi azalmalarında, kronik yorgunluk hissinde, fiziksel ve mental aktivite azalmalarında kullanılır. Kliniğimizde uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.

LPG (Vakum Terapi)

LPG (vakum terapi) vücuda uygulanan derin masaj ile kan ve lenf dolaşımının artırılması, toksin ve ödemin atılmasının sağlanması yöntemi ile bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde kullanılır.

Velashape teknolojisinde olduğu gibi radyofrekans, infraruj ve masajlarla kombine edilebilir.

Kliniğimizde radyofrekans, lenf drenaj ve power plate uygulamaları ile kombine edilerek başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Elektroterapi

Elektroterapi pasif cimnastik olarak da adlandırılan bu yöntemde düşük akımlı elektriksel uyarılarla kasların kasılması sağlanır. Böylece kasların çevresindeki yağ yakımı gerçekleşir. Elektriksel stimülasyonun titreşim etkisi de selülitin tedavisi ve cildin kalitesinin artırılmasına katkı sağlar.

Power Plate

Power plate özel bir vibrasyon tekniği ile çalışan bir cihazdır. Vibrasyon vücuda enerji olarak iletilir ve kaslar tonik kasılmalarla normal bir spor aktivitesi esnasında gerçekleşenden çok daha güçlü ve hızlı çalışır. Kısa süre içinde çok etkili bir egzersiz olanağı sağlar. Yağ yakımı artar, metabolizma hızlanır, kan dolaşımı artışı ile selülitler azalır, kas gücü ve tonusu artar, vücut şekillenir. Vücudun denge sistemleri iyi çalışır. Kemik erimesinin önüne geçilir, bu özelliği ile özellikle menapoz dönemindeki kadınlarda yararlı etkileri olur. Bu etkiden spor kulüpleri, sakatlık dönemindeki sporcularına power plate kullanarak egzersiz yaptırarak yararlanabilmektedirler.

Karboksiterapi

Karboksiterapi karbondioksit gazının deri altı yağ dokusunun içine doğrudan verilmesi şeklinde uygulanan bir bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi yöntemidir.

Gazın incecik iğneler ile sorunlu bölgeye uygulanması ilk olarak mekanik bir etki oluşturarak yağ dokusunun parçalanmasını sağlar. İkinci olarak da, Bohr etkisi diye adlandırılan bir etki ile hemoglobinin oksijen taşıma kapasitesini arttırır. Böylece dokuların oksijenlenmesi, yağ yakımı artar.

Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi dışında, yara izi (skar) ve doğum veya hızlı kilo alıp verme sonrası oluşan çatlaklarda (stria), hatta bazı romatizmal, enflamatuar hastalıkların tedavisinde yararlanılır.

Lipo Lazer

Lipo lazer lazer sisteminin özel olarak belli dalga boyuna ayarlayarak ürettiği kırmızı ışığın yağ dokusuna verildiğinde yarattığı yağ eritme özelliğinde yararlanılır. Yağlar eritilerek lenfatik sistem aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılır. Uygulama esnasında ışıktan korunmak için gözlük kullanılır, genellikle aynı anda üç bölgeye uygulama yapılabilir.

Lipoliz ve Mezoterapi

Lipoliz, yağ eritme özelliği olan bazı farmakolojik ajanların cilt altı yağ dokusu içine uygulanarak yağların yakılmasını, erimesini sağlayan bir yöntemdir. Mezoterapi cildin kalınlığına, amaçlanan etkiye bağlı olarak 1-6 mm derinliğe uygulanırken lipoliz cilt altı yağ dokusuna erişebilmek için daha derine (yaklaşık 13 mm derinliğe) uygulanır.

Mezoterapi tıbbın tüm alanlarında kullanılan bir tedavi yöntemidir. Ortopedi, fizik tedavi ve cilt tedavileri başlıca uygulama alanlarıdır.

Mezoterapi selülit tedavilerinde, azalmış kan akımını düzenleyerek, artmış yağların erimesini sağlayarak, fibrotik ve yoğunluğu artmış bağ dokusunu düzelterek, lenfatik drenajı arttırarak etkili olur.

Selülit dışında cilt rejuvenasyonu, leke tedavileri, yüz ve vücut şekillendirme, saç dökülmelerine karşı başarılı sonuçlar ile uygulanmaktadır.

Mezoterapide kullanılan farmakolojik ajanların etkisine hızlı, sık, doğru teknikle yapılan uygulamanın mekanik etkisi de eklenerek başarı sağlanır.

Lenf Drenaj (Pressoterapi)

Lenf drenaj (pressoterapi), ayakların ve ellerin ucundan başlayarak tüm vücuda sistematik şekilde basınç uygulayarak gerçekleştirilen masaj esasına dayalı bir cihazdır. Bu yöntemle, dokuların arasında bulunan ödemin, bölgesel zayıflama uygulamaları sonunda atılmak üzere parçalanmış yağ hücrelerinin, toksinlerin lenfatik sistem aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması sağlanır.

Parçalanmış yağ hücreleri ve ödem atılınca dolaşım rahatlar, dokuların oksijenlenmesi artar. Bu da selülitli dokunun ve cildin onarılması, yenilenmesini sağlar. Genellikle diğer bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi yöntemlerinin arkasından uygulanır. Vücudun rahatlamasını, varsa ağrıların hafiflemesini de sağlar.

Kliniğimizde kişiye özel tedavi protokolleri içinde tüm bu yöntemler uygulanmaktadır.

Fiyat Teklif ve Randevu Formu
Bölgesel Zayıflama ve Selülit Tedavisi Hakkında Detaylı Bilgi ve Fiyat Teklifi Almak İçin Lütfen Aşağıdaki Formu Doldurunuz Uzmanlarımız Size En Kısa Sürede Dönüş Yapacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?
Call Now Button
×